Meraklanmak

19.10.2016

Yıldızlara katılmış olabilirsin lakin hâlâ gökyüzüne ait değilsin!



Biz henüz doğmamışken, köprücüklerimize bırakır kokumuzu melekler. Her koku eşsizdir. Sonra bir beden gelir koklar köprücüklerini.
" Başka kimselere kalmasın diye derince çektim içime kokunu. "

Anlamlı köprücük.
Herşey zamanla olur ya hani. İşte öyle oldu tamda. Zamanla oldu herşey. Zamanla çöktüm. Malzemesi eksik bir bina imiş bedenim meğerse. Gidişin bir depremdi, bense çöktüm. Hızla çöktüm, acımadı pek. Hissizce çöktüm. Direnmedim, direnmek için sebep aradı zihnim. Sonra çok boş olduğunu farkettim. Hissetmediğimi farkettim, hissetmeden çöktüm. Habersizce, dalgın. Denedim hissetmeyi ama sokaklarım çok sessiz şimdilerde. Çok soğuk. Bu kez kendim üflüyorum avuçlarıma, ısınmıyor:
"Üşüyorum."
 O rüzgarda savrulan hep yakalamaya çalıştığımız beyaz tüy, bir meleğin kanadından düşer yer yüzüne. Sadece umudu olan insanlar görür onları. Huzur serper melekler o insanların düşlerine. Umutlarını muhafaza eder kanatlarının altında.
Herşey düzelecek biliyorsun değil mi ? Düzelir elbet. Gönülden dile dileğini, gökyüzüne bakarken. Umut et. Etmeyi dene en azından çocuk! Geçecek işte... Her zaman geçti. Acıyor önce, sonra geçiyor.
"Çok sevmiştik"
 Sevmeler sayfalara sığmıyor. Deniyorum işte. Her bedenden bir kaç parça alıp dolduruyorum satırları. Göze korkutucu gelmesin diye uğraşıyorum. Göze korkutucu gelmesin ki sevebilsin herkes. Korkmasınlar, denesinler.
"Saçlarını kesme sakın" cümlesine sakladım umudu, avcumdaydı cümle. Geceye üfledim, karıştı yıldızlara. Karanlığın derinliklerinden izliyor bizi. Sen yinede kesme sakın saçlarını.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder