Hiçbir şey göründüğü kadar basit değil.
Yaprak dalına söz veriyor, hiç gelmese bile "özleyeceğim" diyor. Dalı inanıyor ona, gülümsüyor. Arkasından izliyor terk edilişini. Umut ediyor belki, bir gün özleminden döner diyor. Dönmeyecek işte hiç özlemeyecek belki. Hem sevmemiştir, sevse gitmezdi. Sararsada kopamazdı. Tüm o güçlü rüzgarlara rağmen sarılırdı dalına. Bırakamazdı.. Hem dalı olmadan bir işe yaramaz yaprak, bunu bilemiyor ama anlayamıyor. Pes ediyor, dayanamıyor.. Uçuyor, gidiyor...
Sonbahar diyorum, dökülen yapraklardan ibaret. Dökülen yapraklarımız var. Anılarını çeplerimde biriktirdim. Tamda hüzünlerimin kıyısında. Ben sonbaharı bir ayrı severim. Gerçi kışıda çok seviyorum, lakin üşüyor kediler, açlıktan can veriyor köpekler. Kıyamıyorum. Sonbaharı seviyorum çünkü aşkta yakışıyor ayrılıkta. Yalnızlıkta sonbaharda güzel. Hem yalnızız baksana, yazı sevecek değiliz ya! Sonbaharı seviyorum. Dökülen yaprakların üzerinde yürümeyi seviyorum. Bir deniz kenarında t-shirtimin içine dolan rüzgarı seviyorum. Saçını dalgalandıran, deniz aşırı poyrazları seviyorum. Herşeye rağmen seni benden almasına rağmen rüzgarları seviyorum. Hem rüzgar esince sen benden gittin diye rüzgarı suçlayacak değilim ya. Kopmasaydın, bırakmasaydın hiç ellerimi keşke. Gitmen gerekiyormuş meğer. Seni dahil edebildiğim herşeyi seviyorum. Bak yine dönüp dolaşıp sana geldim. Mühim değil gerçi, pek durağım yok şimdilerde. Bir sen var birde o yıldızlı geceler...Bize en çok sonbahar yakışıyor..
Yine hiçbir şey olmuyor hayatımda. Her zamanki gibi durağan. Beynimin köşelerinden yankılanan sesler dışında ilginç bir şey yok. Sesini duyuyor gibi oluyorum bazen. Ellerim ceplerimde sonbaharda yürümeyi özlüyorum. Tüm o kaosun içinde, dalından kopup süzülen bir yaprak durduruyor zamanı. O an güzel oluyor, o an izliyorum hayatı. Hepimiz aslında birer yaprağız. Dalımızı arıyoruz. Sonra ya dalımız bizi bırakıyor ya biz bırakıyoruz. Ama eninde sonunda yeri boylayan biz oluyoruz. Kırılan kafamız olmuyor bu defa, çocuk değiliz artık. Çocuk ölmeyi özlüyor gibiyim. Aslında şu an her şey daha anlamlı ve kalıcı. Bir bakıma kalıcı olmasını istemediğim şeylerde var. Hani şu sol yanımdaki acı gitsin mesela. Yada unutayım tüm anıları. Kalbimin kırıkları toparlansın, iyileşin. Olmuyor olmayacak.. Ölene kadar acıyacak. Hiçbir şey güzel olmuyor. Beklemek çare değil karanlığa. Yalnızlık sonsuz. Sonsuz kez olan bir şeyin sonu olmasını bekleyemeyiz. Sonsuz kez acıyacak ve biz sonsuz kez özleyeceğiz.
Görüşmek üzere...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder